Üniversiteden sonra hayatımın en güzel, en yoÄŸun günlerini Ankara’da geçirdim. Bir yanda Gatada çalışırken, bir taraftan da Meb’in o yorucu düzenine dayanmak zorunda kaldım:). Hacettepedeki güzel kurs günlerimden sonra ÅŸimdi de Cambridge’deyim. Burada Eurocentes Cambridge’de dil kursuna baÅŸladım. UmduÄŸum gibi gitmedi pek. Çok fazla türk öğrenci olması sebebiyle hacettepedeki kursa benzetiyorum:). Ama imkanları çok geniÅŸ. Her türlü interaktif ve sosyal aktivite var ingilizce öğrenebilmek için. Hatta 4.günümde futbol maçına gidip sahanın tozunu kaldırdım:). Burada bir İngiliz ve Venezuella çiftin evinde kalıyorum:). Kendime ait bir odam(odamda TV, internet ve bilimum ÅŸeyler de mevcut:)) var. Ben odama aynalı oda diyorum:). Nereye baksam ayna var. Bugün de arkadaÅŸlarla Cambridge Nehrine doÄŸru gezmeye çıktım. Biraz keÅŸif yapalım dedik:). Yolda giderken Cambridge Mühendislik binasından sonra ilgimizi bir eski bina çekti. Ve içeri girdiÄŸimizde oranın Charles Darwin’e ait olduÄŸunu öğrendik. O kadar eskiydi ki gezerken acayib acayib kokular yayılıyordu:). Resimlerini daha sonra ekliyeceÄŸim…GiriÅŸim hızlı oldu biraz:). Bir de University of Southampton ‘dan kabul aldım bugünlerde. Onun da mutluluÄŸu var üzerimde:). Yazacak çok ÅŸey var. Åžimdilik bu kadar yeterli sanırım…Yazılarımı okuyan tüm dostlarıma teÅŸekkür ediyorum.
Apr 26
Recent Comments