[2008-ylsy] Merhaba Cambridge:)

Bloğa Konuşmak(İçsesim:)), IELTS Add comments

Merhaba arkadaÅŸlar,

Geçen hafta 20 Nisan pazartesi günü Cambridge’e geldim. Aslında
biletim 19 Nisan pazar günü Stansted uçağı içindi ancak THY 6 adet
yedek bilet kesmiş ve bizden önce gelenler daha önce check-in
yaptırdıkları için ben ve benim gibi 5 kişi açıkta kaldık. Biletimi
ertesi güne erteledim, firma ayrıca bana 250 dolarlık tazminat ödedi:D
Geç kalmanın en güzel tarafı buydu sanırım:) Ancak İstanbul’dan
Cambridge’e tek başıma yolculuk yapmak zorunda kaldım. Benim ilk
uçuşumdu ve yolculuğun alsında hiç de o kadar zor olmadığını gördüm.
Uçakta bir sürü Türk vardı, valizleri alana kadar bir çok konuda
onlara danıştım. Valizleri aldıktan sonra tren istasyonunu bulana
kadar biraz zorlandım çünkü İngilizlere derdimi anlatabiliyordum ama
ne dediklerini anlayamıyordum. Bu gerçekten korkunç bişey, kendini
koca havaalanında yapayalnız hissediyorsun. Sora sora tren istasyonunu
buldum ve sonunda Cambridge’e giden trene binebildim. Cambridge’e
geldikten sonra her şey çok kolaydı, istasyondan çıkar çıkmaz taksiye
bindim ve eve geldim.

Aslında eve gelene kadar dikkatimi çeken çok fazla ayrıntı oldu, ancak
burda hepsinden tek tek bahsedip yazıyı uzatmak ve vaktinizi almak
istemiyorum. Ancak sadece bir kaç önemli ayrıntıdan bahsetmek
istiyorum. Buraya gelmeden önce bir çok kiÅŸiden İngilizler’in soÄŸuk
insanlar olduğunu duymuştum ancak yaklaşık bir haftadır edindiğim
izlenim İngilizlerin soğuk değil kuralcı oldukları. Eğer yardıma
ihtiyacınız varsa size ellerinden geldiğince yardım ediyorlar ve son
derece sempatikler, çok pozitifler, her şey için teşekkür ediyorlar.
Geçen hafta Nevin’le okul çıkışı otobüse bindik. Otobüste ön kısımda
iki adet boÅŸ koltuk vardı ancak Nevin Türkiye’den kalan alışkanlıkla
“Biz oturmayalım, daha yaÅŸlılar var onlar otursun.” dedi:) Biz de
bizden sonra binen iki bayana yer verdik. Bayanlar çok şaşırdılar, çok
sevindiler, ikisi de yüksek sesle teşekkür ettiler, çok naziksiniz
filan dediler. Ben “Bu gün Cambrdige’de 2. günüm ve İngilizce’yi çok
iyi anlamıyorum.” dedim. “Cambridge’e hoÅŸgeldiniz, hangi ülkeden
geldiniz dediler.” Türkiye deyince neden bilmiyorum ama memnuniyetleri
bir kat daha arttı. Tabi ben sakin sakin anlatıyorum ama otobüste
bizim konuşmalarımızı herkes duydu, çünkü bayanlardan biri çok
neşeliydi ve oldukça yüksek sesle konuşuyordu:) Biz arka tarafa doğru
ilerlerken bir başka İngiliz bayanla gözgöze geldik bize gülümsedi ve
“Çok naziksiniz” dedi:) Böylece Türklerin ne kadar ince insanlar
olduğunu bütün otobüse göstermiş olduk:P Şaka bir yana aslında bu
anektodu burdaki insanlar hakkında bir fikriniz olsun diye
anlatıyorum, eğer siz nazikseniz herkes size karşı son derece nazik ve
saygılı. Diğer yandan çok kuralcılar, mesela otobüslere ön kapıdan
binip yine ön kapıdan iniyorsunuz. Ancak otobüsteki yolcuların hepsi
inmeden binecek olan yolculardan tek bir kişi otobüse adımını atmıyor.
Herkes sakince sırasının gelmesini bekliyor. Bu sadece ufak bir
ayrıntı, bu tür kuralları her yerde görebilirsiniz. Mesela geçen hafta
Hüsrev’lerle öğle yemeÄŸi için birÅŸeyler almak için markete gittik.
Kasada kuyruk vardı, daha sonra ikinci bir kasa açıldı. Ben kuyrukta
2. sıradaydım ve aslında açılan 2. kasaya benim gitmem gerekiyordu
ancak ben durumu farkedene kadar benim arkamdaki bayan 2. kasaya
yöneldi. Kasiyer sıranın bende olduğunu söyleyerek bayanı geri
çevirdi. Özellikle bu tür yerlerde sıraya çok dikkat etmeniz
gerekiyor. Bizim için Türkiye’den kalan alışkanlıklarımızı deÄŸiÅŸtirmek
çok zor:) Ben kasaya gittim ancak Hüsrevler sıraya girmemişti, kuyruk
da oldukça uzamıştı, biz de birlikte olduğumuzu söyleyerek bütün
aldığımız şeyleri geçirdik:D Kasiyer durumu farketti ancak ben de
beraberiz deyince karşı çıkmadı:)

Kursta Akın, Hüsrev, Nevin, Aylin ben ve Ali aynı sınıftayız. Bizim
dışımızda 3 tane Arap, bir Bulgar, bir İsviçreli bir de Fransız
arkadaşımız var. Derslerde aramıza yabancıları alarak oturmaya
çalışıyoruz. Hocamız Chris gerçekten çok sempatik, dersler çok
eÄŸlenceli geçiyor. ÇarÅŸamba ve perÅŸembe günler öğleden sonra IELTS’e
hazırlık dersleri alıyoruz, bu sınıfta nerdeyse herkes Türk:) Bu durum
İngilizcemizi geliştirmemizi olumsuz yönde etkiliyor ancak buraya
adapte olmamızı kolaylaştırıyor. Kursun nerdeyse yarısı Arap
öğrencilerden oluşuyor. Tanıştığım bütün Arap öğrencilere Arap dili
alanında master yaptığımı, pratiğimi geliştirmek istediğimi
söylüyorum. Ancak sadece fasih (kurallı) Arapçayla konuştuklarında
anlayabiliyorum. Kendi aralarında konuştukları Arapça çok farklı,
zaten benim amacım fasih Arapçamı geliÅŸtirmek…

Ben de bir çok arkadaÅŸ gibi host-family’de kalıyorum. Ailem son derece
genç, biri 4 biri 2 yaşında olmak üzere 2 erkek çocukları var, bir de
Louis adında kedileri:) Ben çocukları ve kedileri sevdiğim için bunlar
benim için sorun olmuyor. Bayan yenilenebilir enerji alanında
çalışıyor ve İngiliz, eşinin ise annesi Yeni Zelandalı babası ise
Çinli, kendisi muhasebeci. Yemeklerde kullanılan baharatlar çok farklı
ancak ben kadının yemeklerini gerçekten beğendim. Helal gıda konusunda
çok dikkatliler ve çok saygılılar. Zaten genel olarak sağlıklı ve
bilinçli besleniyorlar. Domuz etini çok fazla yemediklerini
söylediler. Ben şuana kadar ne masada ne de mutfakta domuzdan elde
edilmiş herhangi bir gıda maddesi görmedim. Evde istediğim her şeyi
kullanabiliyorum. Odamda küçük bir ısıtıcı var, onlar kısa kollu
şortla geziyorlar ben odada akşamları ısıtıcıyı yakıyorum:D

Evin hanımı Georgina ile dün akşam Islam hakkında biraz konuştuk. Ben
ona bizim kurallarımızdan biraz bahsettim. Kendisi ilk defa bir
Müslüman tanıdığını söyledi. Gerçekten çok ilgili, geçen hafta helal
gıda konusunda internette araştırma yapmış ve benim için şüpheli
olabilecek gıda ve katkı maddelerini listesini çıkarmış. Dün akşam
Islam’la ilgili konuÅŸurken faiz’in bizim dinimizde yasak olduÄŸunu ve
bunun çok güzel bir şey olduğunu söyledi. Ayrıca Müslümanların bir çok
hayır kurumuna sahip olduklarını ve bunun da çok hoş olduğunu söyledi.
Bu tavırları beni çok şaşırttı, ben de bu hafta ona Islam hakkında
daha çok bilgi vermeye karar verdim…

Hafta sonu Cambridge Üniversitesi’nde post doktora yapan bir
arkadaşımla buluştuk. Birlikte Cambridge Üniversitesinin kolejlerini
gezdik ve iki Müslüman bayan arkadaşla buluşarak bir şeyler yedik.
Bayanlardan biri İngiliz bir anne ve Sinoplu Türk bir babanın 2. kızı.
Türkçe konuşamıyor ama basit cümleleri anlayabiliyor. Lisans eğitimini
Theology alanında Cambridge üniversitesinde yapmış. Diğeri ise Katie
isminde Müslüman bir İngiliz. O da Cambridge üniversitesinde master
öğrencisi, bir süre önce İslamiyeti seçmiş. Arkadaşım Leyla burda her
geçen gün İslam’la ÅŸereflenenlerin sayısının arttığını söylüyor.
Ayrıca Leyla’nın söylediÄŸine göre burdaki Müslüman cemaat son derce
kaliteli. Kendisi Cambridge üniversitesinde uzun süre önce İslamiyeti
seçmiş İngiliz bir profesörle çalışıyor. Müslümanlar Cuma günleri cuma
namazında buluşuyor ve namaza bayanlar da katılabiliyor. Leyla bu tür
organizasyonlara katılmamın burda çevre edinmemi kolaylaştıracağını
söylüyor. Ben de önümüzdeki haftalarda Cuma namazlarına katılmayı
planlıyorum.

Yaklaık bir haftadır burdayım ve ilk izlenimlerime dayanarak
söylüyorum, TÜRKİYE’DE BURAYA GELMEK İÇİN ÇEKTİĞİM BÜTÜN SIKINTILARA
DEĞDİ,

YENİDEN MERHABA CAMBRİDGE:))

2008-ylsy Gmail Grubundan Ayşe İÇÖZ arkadaşımızın değerli izlenimleri. Kendisine çok teşekkür ediyorum.

3 Responses to “[2008-ylsy] Merhaba Cambridge:)”

  1. Okan Öztürkmenoğlu Says:

    Halilcim süper bir blog girdisi olmuÅŸ.Gülerek ve sonunu merak ederek okudum gerçekten bütün yazıyı.Anladığım kadarı ile herÅŸey yolunda ÅŸuana kadar…KardeÅŸim oralarda dikkat et kendine.HerÅŸeyin yolunda gitmesi dileÄŸi ile…

  2. Okan Öztürkmenoğlu Says:

    bu arada içerik sana ait deÄŸil ama gerçekten güzel ÅŸeyler yaÅŸanmış.Senin de güzel ÅŸeyler yaÅŸadığını yaÅŸayacağını düşünüyorum.Senin de günlerinin nasıl geçtiÄŸini sabırsızlıkla bekliyorum…:)

  3. admin Says:

    Canım benim ziyaretin için çok sağol:). Arada kardeşin ne haltlar karıştırıyor burdan bakarsın artık:). Bir yazıyla devam ettim. Umarım iyi olmuştur:).

Leave a Reply

Design by:FoxTheme & Photoshop Brushes
Site RSS Comments RSS
© 2009-2012 Halil YeTGiN's BloG